Gobi çölünün yakıcı çöl kumları altında Moğolların adını ağızlarına almaya korktukları bir yaratık saklanır. Olur da bu hayvandan bahsedecek olurlarsa onun için “Allghoi khorkhoi”, Olgoy Korkoy (Moğolca: Олгой-Хорхой, “Olgoy Horhoy”), yani “bağırsak solucanı” demektedirler. Çünkü bu yılanı andıran şişman, kırmızı, ölümcül canavar, ineklerin tezeklerinde görülen solucanları andırmaktadır. Aslında dev kum solucanları pek çok eski efsanede geçtiği gibi , popüler kültürde de pek çok film, video oyunu ve fantastik kitaplarda da konu olmuştur . Bir çöl canavarı olduğu düşünülen bu yaratığın varlığı ispatlanamamıştır. Fakat Moğol halkının büyük bir kısmının bu canlının gerçekten var olduğuna inandıkları bilinmektedir.
Hayvanlar Tarafından Büyütülen Vahşi Çocuklar
Vahşi hayvanlar tarafından büyütülmüş çocuklara ilişkin pek çok efsane ve mit mevcut.. Gılgamış Destanı’ndaki Enkidu, Yunan mitolojisindeki Atalanta ve Roma’nın kuruluş mitindeki Romulus ve Remus gibi.. Bunun yanında vahşi çocuklar edebiyatın da konusu olmuş. İbni Tufail‘in Hayy‘si, İbnül Nefis‘in Kamil‘i,Rudyard Kipling‘in Mowgi‘si ve en meşhuru Edgar Rice Burroughs‘un Tarzan‘ı gibi.
Karayip Korsanlarının Gerçek Mezarlığı
Karayip Korsanları serisini sanırım duymayan kalmamıştır. Johnny Depp’in sinema tarihinin en egzantrik karakterlerinden biri olan Kaptan Jack Sparrow u canlandırdığı bu seri, korsanlara karşı olan tutumu bugün için biraz sempati yönüne çevirse de , aslında o tarihlerde yaşanan bu insanlar neredeyse tüm okyanus ve denizlere korku salmaktaydı. Ve aralarında bugün bile hatırlanan efsanevi korsan kaptanları bulunmaktaydı. Zaten Karayip Korsanları serisinde de bunları görmek mümkün. Peki kimdi bu korsanlar, yakalandıklarında cezaları ne olurdu ve en önemlisi sadece onlara ait bir mezarlıkları varmıydı ?
Mimar Sinan’ın Kayıp Kafatası Nerede. Kayıp mı, Yoksa Bir Tarikatın Elinde Mi ?
Dönemin bir gazetesinin 05.08.1935 günlü sayısında, birinci sayfadan verilen haber şöyleydi: “Dahi San’atkar Mimar Sinan’ın Kafası Mezarından Çıkarıldı. Süleymaniye’de büyük Türk mimarı Sinan’ın mezarında araştırmalar yapılmış, Mimar Sinan’ın kafatası çıkarılmıştır. Koca Mimar’ın kafatası sağlam ve bozulmamış olarak bulunmuştur. Koca dâhinin kafatası üzerinde yapılan tetkikat, büyük Mimar’ın yalnız kültür itibariyle değil, ırk noktasından da Türk olduğunu göstermiştir. Türkler ırk itibariyle Brakisefal, yani yassı yuvarlak kafalıdır. Mimar Sinan’ın kafatasının muayenesinde bu büyük başın da Brakisefal olduğu meydana çıkmıştır. Mimar Sinan’ın kafatası Antropoloji Müzesi’nde muhafaza edilecektir.”
Robotların Yükselişi – İnsan ve Robot Savaşları Başlıyor
İlk defa bir bilimkurgu yazarı tarafından kullanılan robot kelimesi Çekçe “serf” anlamına geliyor. Robot, otonom veya önceden programlanmış görevleri yerine getirebilen elektro-mekanik bir cihazdır. Güncel tanımı ile robotlar, elektronik ve mekanik birimlerden oluşan, algılama yeteneğine sahip olan ve programlanabilen cihazlardır. Başka bir tanımla robotlar, canlıların işlevlerini ve davranışlarını taklit edebilen, fiziksel yeteneklere ve yapay zekâya sahip, disiplinler arası öğeler içeren mühendislik ürünleridir.