Cin Daveti Havvas

Cin Daveti Havvas

Cin Daveti Havvas

Diğer âlemlerden bu tarafa geçirilen formüller değişik şekillerde verilebilirler. Yurdumuzda son otuz yıl içinde basılmış ve çok yaygınlaşmış Havâss kitaplarını dikkatli bir şekilde inceleyen kimseler Havâss formüllerinin geçirilişlerine dair bazı örneklerle karşılaşırlar. Bunlara örnek göstermek gerekirse, Bir şahıs ibadet hâlinde iken ve genellikle de oldukça ileri saatlerde yani üzerine bir yorgunluk, gevşeklik çöktüğü bir zamanda karşısında beliren bir varlık ona üzerinde değişik çizimler ve âyetler, esmâlar olan bir levha veya deri parçası gösterir ve gördüğü şekil ve yazıları kaydetmesini, kopyalamasını söyler. Görülen şeyler hakkında da, neye yaradıkları, nasıl kullanılacakları gibi bilgiler verir.

Başka bir kimse uzun riyazet ve dua dönemleri sonunda, bir gün rüyasında benzeri şeyleri görür ve uyandığı anda bunları kaydeder.

Daha başka bir kimse ise görsel olarak birşey algılamaz da kafasının içindeki seslerle bazı şeyler alır.

Belli bir sıkıntısı için Havâss okuyan veya dua eden bir kimse bu uğraşını uzun zaman sürdürdükten sonra yukarda anlatılan şekillerin herhangi birisi ile, bir varlıktan bilgi alır.

Bu iletişim şekilleri genel yapılardır ve en güvenilirleri bilgi veren varlığı direk görmek veya rüyada almaktır. Son iki örnekte anlatılan durumlar ise daha az güvenilirdir.

Devamını oku

Cin Mektubu

Cin Mektubu

Cin Mektubu

Bazı cinlere çok etkillidir yanınızda taşıyabilirsiniz. Bunu taşıdınız zaman bazı cinlerden korkmanıza gerek kalmayacaktır diye rivayet edilir.

Name-i Peygamberi – Cin Mektubu

Halid bin Ebi Dücane, babası Ebi Dücane’den şöyle aktarıyor:

Bir kere Resulüllah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) e giderek derdimi anlatmak için şöyle dedim:

“Ya Resülellah! Bir keresinde ben yatağımda yatarken evimde değirmen sesi gibi bir gürültü, arı uğultusu gibi bir uğultu duyduğumda ve şimşek çakışı gibi bir parıltı gördüğümde, korkulu bir halde dehşet içerisinde başımı kaldırdım ki bir de ne göreyim!

Evimin ortasında bir gölge uzayarak yukarı doğru çıkıyordu. Ona yaklaşıp derisine dokunduğumda, cildini kirpi derisi gibi buldum. O anda yüzüme ateş kıvılcımları gibi bir şey saçtı. O zaman beni ve evimi yaktığını zannettim.”

Devamını oku

Hz. Süleyman’ın Yüzüğü

Hz. Süleyman’ın Yüzüğü

Hz. Süleyman’ın Yüzüğü

Hazreti Süleyman a.s.’ın mührü bir yüzüktü ki dört köşeli bir kaşı vardı. Bu yüzüğü Cebrail a.s. Cennetten çıkarıp Allah cc.’nin emri ile Davut a.s’a getirdi. Bir köşesinde “El mülkü lillah” (Mülk Allahındır) yazıyordu. Cebrail a.s bu yüzüğü Davut a.s’a verip dedi ki :

Devamını oku

Hırtık

Hırtık

Hırtık

 

Hırtık -ya da Hırtik-; üst kısmının insan, alt kısmının hayvan şeklinde olduğuna inanılan, bedeni tüylerle kaplı, ayakları ters kötücül cin, yaratık. Akarsularda (Elazığ yöresinde özellikle Fırat Nehri’nde) yaşadığı kabul edilir. Bu yörelerde adına Çay hırtığı da denilmektedir.

Devamını oku

Gizemli Ve Yasaklı Kitap / Cinlerin Esrarı

Gizemli Ve Yasaklı Kitap / Cinlerin Esrarı

Gizemli Ve Yasaklı Kitap / Cinlerin Esrarı

Cinlerin Esrarı, İmam-ı Şibli’nin en ünlü eseri. Arapça orijinali 880 yılında yazıldı. Mısır, Kahire İskenderiye Kütüphanesi’nde bulunan el yazması kitabın mikrofilmleri, araştırmacı Muhammet Fersat tarafından çekilerek Tercüme edildi. Kitabın tercüme edilmiş ilk Türkçe baskısı 1979 yılında İstanbul’da yayınlandı.

Devamını oku