Anadolu’nun Geçmiş Devirlerinde Devler Eski Ahit/ Tekvin:6/4 “Allah oğulları insan kızlarına vardıkları ve bu kızlar onara çocuk doğurdukları zaman, o günlerde hem de ondan sonra yeryüzünde Nefilim (devler)vardı; bunlar eski zamandan zorbalar, şöhretli adamlardı” Meksika, Pedro de Los, Rios’daki Elyazması Metinden “dünyanın yaratılmasından 4008 yıl sonra meydana gelen tufandan önce, Anahuac ülkesinde, dev bir ırk olan Tzocuillixeco yaşıyordu; bunlardan birinin adı xelua idi…”
Mitoloji
Anadolu’nun Gizemli Mumyaları
Anadolu Mumyaları ve Mısır mumyalarından pek çok açıdan farklılar…. Dünyada bilinen, iç organlarıyla birlikte mumyalanan tek örnekler olma unvanına sahip İlhanlı soylularının mumyaları, Amasya Müzesi’nde sergileniyor. Amasya müzesinde sergilenen Anadolu mumyaları, gerek yaşadıkları kültür dönemi, gerekse koruma yöntemleriyle benzersiz özellikler taşıyor. Mumyalar bölümünün ziyaretçilerin en fazla ilgisini çeken kısımlardan biri olduğunu belirten Amasya Müzesi Müdürü Celal Özdemir, “Müzeye gelen ziyaretçiler ilk önce mumyaları görmek istiyor. Mumyalardan 4’ü çocuk, 4’ü yetişkin olmak üzere toplam 8 adet mumya sergiliyoruz.
Amemet Kalp Yiyici
Ammit, (diğer söylenişleri: Ammut, Ammet, Amam, Amemet ve Ahemait), Mısır mitolojisinde ölülerin kalbiyle beslenen suaygırı, timsah ve aslanın melezi olan bir canavardır.
Eski Mısırlılara göre ölümden sonra ruh, ağızdan bir kuş şeklinde çıkardı. Bunun için “Tanrı Anubis, elindeki aletle ölünün ağzını açar, bu sayede ölünün ruhu rahatça gidip gelirdi.” Yine öteki dünyanın kapılarını da Tanrı Anubis açardı. Batıda olduğu düşünülen ölüler ülkesinin kapılarında Tanrı Amente bekler, “yeni gelenleri kapıda karşılardı.”
Altın Kaplı Şehir El Dorado
Altın Kaplı Şehir El Dorado efsanesi gerçek mi? 1969’daki som altından saldan sonra bu kez kent bulunmuş olabilir… İspanyollar, Amerika kıtasına adım attıktan sonra kadim uygarlıkların Aztek, İnka, Maya izlerini ya sildiler ya da tahrip ettiler ve burayı bütün aramalarına rağmen bulamadılar.
Allahsız Osman
İstanbul’da 1800’lü yıllar… O zamanın ünlü kabadayılarından Ustura Kemal ve arkadaşları, Karacaahmet Mezarlığı’nın karşısında bir evin bahçesinde çilingir sofrası kurmuşlar. İçki masası muhabbeti tüm hızıyla devam ederken, laf dönüp dolaşıp mezarlık ve ölü konusuna gelmiş. İçinde zırnık Allah korkusu ve vicdan bulunmadığını iddia ettiği için lakabı Allahsız Osman olan bir kabadayı, “Ulan ölü ne ki be?! Sen sağ olanlardan kork, ölüden kimseye zarar gelmez” demiş. Ustura Kemal da muhabbeti koyulaştırmak için, “Ulan Osman, madem ölüden korkmuyosun, gel şunu iyiden iyiye ispatla bize!” diye dalga geçmiş.