Perilerin Gerçek Hayatı

Perilerin Gerçek Hayatı

Perilerin Gerçek Hayatı

Birçok kişi perilerin varlığına inanmak ister ve hatta onların özlemini çeker. Küçük Kişiler çocukluk çağının mutlu anılarıyla öyle içiçe girmişlerdir ki daha az materyalist bir dünyanın parçası olarak keyifle anımsanırlar. Fakat, çoğumuz için artık kaybolmuş bir illüzyondurlar. Şans eseri, herkes için öyle değildir. Örneğin ben, daha başkaları gibi, kendimi bildim bileli her çeşit periyi görmüşümdür ve hala da görürüm. Görmek derken onların ağaçlar kadar dışımda olduğunu ve bir o kadar da objektif biçimde görüldüğünü söylemek istiyorum. Önümüzdeki sayfalarda elimden geldiği kadar bu şirin varlıkların sizin için bir gerçeklik olmasına çalışacağım. Başlamadan önce niçin bu tip bir uyanıklık için bazı özel avantajlara sahip olduğumu açıklamak isterim. Her şeyden önce, Doğu’ da doğmuş bir kişi olarak perilerle ilgili gözlemlerimde asla cesaret kırıcı bir tavırla karşılaşmadım, çünkü orada perileri gören pek çok kişi vardır ve inananların sayısı daha da fazladır. Bundan ve daha başka nedenlerden dolayı, çocuklar arasında hiç de olağan dışı olmayan bu görme gücü bende ileriki yıllarda da sürdü.

Devamını oku

Paskalya Adasının Gizemi

Paskalya Adasının Gizemi

Paskalya Adasının Gizemi

Paskalya Adası, araştırmacıların yüzyıllardır süren çalışmalarına rağmen sırlarını saklamaya devam ediyor. Adanın tarihi ve barındırdığı medeniyetler hakkında çok sayıda teori ortaya atılıyor. Ancak, kıyı şeridi dev antik heykellerle kaplı adanın on bin yıl öncesine uzanan karanlık tarihi hala aydınlanmış değil. Eski çağlarda “Dünyanın Merkezi” olarak adlandırılan ve antik uygarlıkların nasıl yok olduğuna ait sırlar barındıran adanın gizemi çözülemeyecek gibi görünüyor. Paskalya Adası, bugün üzerinde ağaç kalmamış volkanik bir kara parçası. Tahitili denizcilerin 1860’lı yıllarda Rapa Nui adını verdikleri ada, Şili kıyılarından 3 bin 600 km açıkta bulunuyor. Bu özelliğiyle, dünyanın karaya en uzak noktası unvanına sahip. Paskalya Adası’nın gövdesini 507 metre uzunluğundaki Terevaka yanardağı oluşturuyor. Doğusundaki Poike ve güneyindeki Rano Kau yanardağlarıyla üçgen şeklini alan ada, okyanus tabanından yükselen 3000 metre yüksekliğindeki bir yanardağdan farksız. Paskalya bayramı arifesine denk gelen 5 Mayıs 1722’de, Hollandalı denizci Jacob Roggeveen Paskalya Adası’na ayak basan ilk Avrupalı oldu. Ada modern günümüzdeki ismini böyle aldı. Roggeveen ve denizcileri, dört bir yanı dev insan heykelleriyle dolu adada yaşayan yerlilerin neredeyse çıplak olduğunu gördü. Akıllarına gelen ilk şey, yüzlerce heykeli bu ilkel insanların yapmış ve kıyıya dizmesinin imkansız olduğuydu.

Devamını oku

Mısır’da Bulunan Bin 300 Yıllık Dua ve Büyü Kitabı Deşifre Edildi

Mısır’da Bulunan Bin 300 Yıllık Dua ve Büyü Kitabı Deşifre Edildi

Mısır’da Bulunan Bin 300 Yıllık Dua ve Büyü Kitabı Deşifre Edildi

Mısır’da bulunan, dua ve büyüler serisini açığa vuran “Ritüel Gücün Mısır El Kitabı” araştırmacılar tarafından deşifre edildi. Aşk büyülerini, şeytan çıkarmaları ve kara sarılık (ölümcül enfeksiyon taşıyan) için tedaviyi içeren, Kıpti dilinde (Eski Mısır dili) 20 sayfalık görselli kodeks, yaklaşık bin 300 yıllık bir geçmişe sahip.

Araştırmacılar tarafından “Ritüel Gücün El Kitabı” şeklinde adlandırılan kitap bugün hâlâ görülen ve ölümcül derecede tehlike yaratabilecek bir bakteriyel enfeksiyon olan “kara sarılık” tedavisinin, aşk büyülerinin ve şeytan çıkarmaların nasıl gerçekleştirildiği bilgisini okuyuculara veriyor.

Devamını oku

Paris Yeraltı Mezarlığı Yeraltı Mezarlığı Catacombes

Paris Yeraltı Mezarlığı Yeraltı Mezarlığı Catacombes

Paris Yeraltı Mezarlığı Yeraltı Mezarlığı Catacombes

Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi, Notre-Dame Kilisesi gibi sembolleriyle her yıl milyonlarca turisti çeken Paris’in pek bilinmeyen korkutucu yüzü de meraklılarını ağırlıyor. Her gün yüzlerce turist, üst üste dizilmiş 6 milyon kemikten oluşan yeraltı mezarlığı Catacombes’i ziyaret ediyor.

Devamını oku

Paralel Evrenler Teorisi

Paralel Evrenler Teorisi

Paralel Evrenler Teorisi

Yaşadığınız hayatta başrolü kim oynuyor… Kimi zaman kendi hayatınızda figüran gibi hissediyor neden orada değil de burada? ya da niye ben demekten alamıyoruz kendimizi. Seçimler başımıza gelecekleri belirliyor. Ya ötekini seçseydim ne olurdu? düşüncesi yerli yersiz zihni meşgul edebiliyor. Her karar verme anında çatallanan ve her yeni yönde eşzamanlı ilerleyebilen bir başka siz düşünün. Örneğin; bu satırları okumaktan şu anda cayan ve başka bir işe yönelen bir siz. Bu durumda yaptıklarınız değişir çevrenizdekiler uzam ve zaman da size göre yeniden tanımlanır. Bu bambaşka bir evren tanımına giriştir değişen siz her yeni karar da başka bir küçük evreni inşa etmektedir. zamanın işleyiş yönünde belirginleşen koşutluk ayrıca bütün fizik kuralları ile perçinlenerek işler.

Devamını oku