731. Birim – Kimyasal Deneyler, İşkenceler ve Ölümler

731. Birim - Kimyasal Deneyler, İşkenceler ve Ölümler

731. Birim – Kimyasal Deneyler, İşkenceler ve Ölümler

Savaşların bildiğimiz yüzü yeterince kötü elbette, ancak bir de gizlenenler var. Yeterince görünmeyenler, anlatılmayanlar… Karanlık düşüncelere, kirli ideolojilere kurban masum insanların hikâyesidir onlar. Sadece geride kalanlar bilir yaşanan acıları…

  1. Birim, Japon İmparatorluk Ordusu’nun İkinci Dünya Savaşı sırasında kimyasal ve biyolojik silahlar üretmek amacıyla çalışmalar yaptığı birimin adı. Bu birimin savaş esirleri üzerinde yaş, cinsiyet gözetmeden yaptığı akıl almaz deneyler savaş boyunca binlerce kişinin ölümüne yol açtı.

Devamını oku

Hayalet Teknenin Kaptanı Mumyalaşmış Halde Bulundu!

Hayalet Teknenin Kaptanı Mumyalaşmış Halde Bulundu!

Hayalet Teknenin Kaptanı Mumyalaşmış Halde Bulundu!

Alman maceraperest Manfred Fritz Bajorat’ın yıllardır okyanusta kayıp olduğu sanılan teknesi, Filipinli balıkçılar tarafından bulundu. 12 metre uzunluğundaki tekneye giren balıkçılar, gördükleri manzara karşısında şaşkına döndü. 59 yaşındaki Manfred Fritz Bajorat, imdat çağrısı yapmak için oturduğu telsiz masasının başında adeta mumyalanmış gibi duruyordu. ‘Mumya kaptan’ kanserden ölen eski karısına bir de not bırakmıştı.

mummfied-captain-477840

Devamını oku

Torino Kefeni ve Hz. İsa Silüetleri

Torino Kefeni ve Hz. İsa Silüetleri

Torino Kefeni ve Hz. İsa Silüetleri

Hz. İsa’nın çarmıhtan indirildikten sonra bedenine sarıldığı iddia edilen ve her iki tarafında siluet bulunduran Torino Kefeni yeniden tartışma konusu oldu. İtalyan bilim insanları, kefenin İsa döneminden kalmadığı ve üzerindeki siluetlerin sahte olduğunu savunan görüşü çürüttüklerini öne sürdü. İtalya’nın Ulusal Yeni Teknolojiler, Enerji ve Sürdürülebilir Ekonomi Kurumu’na bağlı bilim insanları, kefenin üzerindeki sakallı erkek yüzü siluetinin, olağanüstü “ışık patlamasından” kaynaklandığını iddia etti. Kefenin Hz. İsa’nın toprağa verildiği giysi olduğuna inanmayanlar, üzerindeki siluetlerin bir Ortaçağ sahteciliği olduğunu savunuyor.

Devamını oku

Thugge Tarikatı ve Thug Behram (1765-1840)

Thugge Tarikatı ve Thug Behram (1765-1840)

Thugge Tarikatı ve Thug Behram (1765-1840)

Dünyada yaşanmış en büyük psikopatlık örneklerinden biri Thuggee tarikatı na aittir. Hindistan’ın Uttar Pradeş bölgesinde yer alan bu tarikatın kökünün 1356 yılına dayandığı bilinmektedir. Ve bu tarikat 600 yıl boyunca varlığını sürdürebilmiştir. Tarikata bağlı kişiler, Hint kıyamet tanrıçası Kali’ye taparlar ve onun için insanları kurban ederlerdi.Tamamı soyguncu ve katildi. Tarikatın ayakta kaldığı süre içerisinde üyelerin çocukları da topluluğa katılmıştı. Böylelikle sayılarında sürekli bir artış vardır. Tarikata aldıkları çocuklara kilden mankenler yaparlar ve onlar üzerinde cinayet eğitimi verirlerdi. Tarikatın her bir üyesi ayrı ayrı akıl almaz derecede cani ruhluydu. Ancak asıl kendinden söz ettiren ve dünyada psikopatlık ve canilik açısından bir eşi benzeri daha bulunmayan kişi Null Behram’dı.Soyadı bilinmeyen ancak tarihi kayıtlara Behram ismiyle geçen seri katilin ön adı üyesi olduğu Thugge tarikatından gelen “Thug”‘dır. 1790-1840 yılları arasında Hindistan’ın Uttar Pradeş bölgesinde bir mezhep olan Thugge inanışına bağlı bir Thug olan Behram’ın, 931 kişiyi beyaz ve sarı renkli kumaş parçalarıyla boğmak suretiyle kanını dökmeden kurban ettiği bilinmektedir.

Devamını oku

Tarih Öncesi Flores Adası Bilmecesi – Hobbitler Gerçek mi ?

Tarih Öncesi Flores Adası Bilmecesi - Hobbitler Gerçek mi ?

Tarih Öncesi Flores Adası Bilmecesi – Hobbitler Gerçek mi ?

Cüce fillerin, iri sıçanların, dev Komodo ejderhalarının, hatta devasa kertenkelelerin ufak insanlar tarafından avlandığı tuhaf, tarihöncesi bir dünya. Bu se­naryo, kulağa bilimsel gerçeklikten çok Arthur Conan Doyle’un Kayıp Dünya’sı gibi bilim kurgu romanlarına aitmiş gibi gelebilir, ancak, çok uzaklardaki bir Endonezya adasında yakın zamanda yapılan araştırmalar bu düşünceyi değiştiriyor. Sumatra ve Doğu Timor ara­sında bulunan bir Endonezya adası olan Flores, son birkaç yıldır büyük bir tartışmanın merkezi olmuştur. 2003 yılının Eylül ayında Endonezya Arkeoloji Mer­kezinden R. P. Soejono ve New England Armidale Üniversitesinden Michael Morwood’un önderliğini yaptığı uluslararası bir araştırma ekibi, Liang Bua adı verilen, kireç taşından bir mağaranın kazısında çalışıyorlardı. Burada, 6 metre derinlikte yaklaşık 30 yaşlarında bir kadına ait olan neredeyse eksiksiz bir iskelet buldular.

Devamını oku