Opus Dei Tarikatı

Opus Dei Tarikatı

Opus Dei Tarikatı

Opus Dei tarikatı kimilerine göre dünyayı yöneten en etkili KATOLİK örgüt… 1 milyona yakın sempatizanı, dünyada 70 ülkede 80 bin üyesi bulunan ve de dünyanın en gizemli KATOLİK TEŞKİLATI olduğu ileri sürülen İspanya kanı taşıyan OPUS DEİ..

Opus Dei Tanrı’nın İşçileri

Türk kamuoyu (elbette ölümlü-sıradan insanlardan bahsediyorum, seçilmişler hiç şüphesiz onları çoook uzun yıllardır zaten biliyorlardı…) OPUS DEİ’cilerle yaklaşık 2 yıl önce tanıştılar, buluşma Da Vinci Şifresi ile tüm dünyada 45 milyon adet satan Dan Brown’un kitabı aracılığıyla oldu. Bundan önceki kitabında ‘Amerikan Ulusal İstihbaratı NSA hakkında olay dosyaları açıklayarak ciddi tepkiler toplayan Dan Brown, Da Vinci Şifresi isimli dünyayı sarsan kitabında Opus Dei Tarikatı’na yaptığı projeksiyonla hepimizin dikkatini bu gizemli tarikatın üzerinde toplayıverdi.

Devamını oku

OPERADAKİ HAYALET

OPERADAKİ HAYALET

OPERADAKİ HAYALET

Tüm zamanların en gerçek hayaleti

Unutulmayan edebi efsaneler bir liste haline getirildiğinde “Operadaki Hayalet” muhakkak orada yerini alacaktır. Aynen Stoker´ın “Dracula”sı, Shelley´in “Frankenstein”ı gibi “Operadaki Hayalet”de sinema sayesinde ölümsüzleşmiş daha sonra da Andrew L. Webber´in notalarıyla bir müzikal olarak efsaneleşerek sanatsal bir içerik kazanmıştır. Bütün bunlar “Operadaki Hayalet”in görünür, bilinir ve popülize edilmiş yönleridirler oysa perde arkasında kalan asıl gerçekler farklıdırlar ve en ilginci de “Operadaki Hayalet” gerçek bir öyküdür. Çünkü öykünün iki temel kahramanı olan Hayalet Eric ve soprano Christine gerçekten yaşadılar. Yazar Gaston Leroux, Christine´in aslında İsveçli bir opera şarkıcısı olan Christina olduğunu söylüyordu ama Hayalet´in kim olduğunu asla açıklamadı; “Ben onu tanıdım, gerçekti ama bir hayalet gibi yaşıyordu” diyerek sırrını öteki dünyaya götürdü.

Devamını oku

Necronomicon’da adı geçen Mezepotamya Tanrıları

Necronomicon'da adı geçen Mezepotamya Tanrıları

Necronomicon’da adı geçen Mezepotamya Tanrıları

  1. yüzyılda bulunan, ancak H.P Lovecraft’ın kurgusuna dahil olmadığı bildirilen ve T. Philetas’ın M.S 950 yılında Arapçadan Yunancaya çevirdiği AL AZİF KİTABI, Olaus Wormius’un MS. 1228 çıkışlı Latince çevirisi kapsamındaki ÖLÜ ADLAR Kitabıdır. ”Necros Nomos” ; summonlama, yönetme, demon yerleştirme çalışmalarını da kapsamaktadır. Bu Grimoire, Dr. John Dee’nin Enokyan-Enochian ya da Melek Dili çağrı ve majisini çalıştığı esere aittir. Melek dili, Antik Sümerlilerin en kadim dilidir ve ancak, bazı boyutlarda bulunan varlıklar tarafından yetenekli majisyenlere öğretilebileceği bildirilir. Eski Sümer dini Ay yönetimindeydi ve gecenin büyülü mimarisiyle, duyuların karanlığı sihir ile iç içeydi. Sihirli sözcükler, ritüeller, formüller çok eskilere dayanıyor. Batı okült tarihinin en kadim, (kimi kopyaları kurgul halde olan) ve tartışmalı büyü yazmalarından Necronomicon uygulamalarının denenmesi, kitabın başında yer alan uyarılarda, açıkça intihara veya suça teşebbüs etme olarak tanımlanmaktadır.

Devamını oku

NECRONOMİCON – ÖLÜLER KİTABI ve Deli ARAP

NECRONOMİCON - ÖLÜLER KİTABI ve Deli ARAP

NECRONOMİCON – ÖLÜLER KİTABI ve Deli ARAP 

Necronomicon nedir? O kadar çok ismi var ki ve hakkında o kadar çok efsane oluşmuş ki, bırakın kendisini hakkında yazılanlar ciltleri dolduruyor; “Arabın Kitabı”,”ölü isimlerin Kitabı” veya “ölülerin çağrı Kitabı” ya da “çıldırtan Kitap” kısacası bu bir mitik kitap. Yazarının adı El Hazret veya El Azif. Yani meşum yazar Şamlı bir arap. inançlara ve de bilinenlere göre Necronomicon gerçek bir büyücünün el kitabı ve hiç şakası yok. Bazılarına göre, böyle bir kitap hiç yok, sadece Amerikalı korku yazarı Lovecroft´un hayallerinin ürünü, bazılarına göre ise var ama yerini kimse bilmiyor. Kısacası Necronomicon, tam manasıyle gizem dolu. Necronomicon´un yedi cilt olduğu ileri sürülüyor, aslı 900 sayfanın üzerindeymiş, her cildinin 125 sayfa civarında olduğu düşünülebilir. Peki bu garip kitap nerede ve ne zaman yazıldı?

Devamını oku

Nazi Uzay Programı

Nazi Uzay Programı

Nazi Uzay Programı

Nazilerin Bilinmeyen Uzay Programı Bilim kurgu meraklıları ve komplo teorisyenleri, bir zamanlar yerçekimine karşı koyabilen teknoloji üzerinde çalışmalar yaptıkları bilinen Nazilerin, bir gün göklerden devasa uzay araçlarıyla geri geleceğine dair teoriler öne sürüyor. Peki, böyle bir ihtimal gerçekten söz konusu olabilir mi? Nazilerin bir uzay programı yürüttüğü ve dev UFO’larla ilk önce Antarktika, ardından da uzaya gittikleri yönündeki iddialar, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından tartışılmaya başlanmıştı. ABD’nin 20’inci yüzyıldaki önemli bilim kurgu yazarlarından Robert. A. Heinlein, 1947’de yazdığı kitabında, Nazilerin Ay’da üssü olduğu düşüncesini ortaya atmıştı. Üzerinde gamalı haç sembolü taşıyan Nazi UFO’larının göklerde dolaştığı Finlandiya yapımı “Iron Sky” filminin bu yıl gösterime girecek olması, Nazilerin “çok gizli” uzay programı hakkındaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi. ABD’nin başkenti Washington’daki Smithsonian Uzay Tarihi Müzesi yetkilisi Michael Neufeld, Nazilerin bir uzay programına hiçbir zaman başlamadığını savunuyor. Neufeld, “Bu yanlış anlamadan kaynaklanan bir durum… İnsanlar bir roket programıyla, bir uzay programını aynı tutuyor. Nazilerin roket programı sadece silah üretmeye yönelikti. Almanların amacı ilk olarak V-2 roketlerini, uzun dönemde ise daha büyük ve menzili daha uzun roketler üretmekti” dedi.

Devamını oku