Nazca Çizgileri – Uzaylıların Hava Sahası İşaretleri Mi ?

Nazca Çizgileri - Uzaylıların Hava Sahası İşaretleri Mi ?

Nazca Çizgileri – Uzaylıların Hava Sahası İşaretleri Mi ?

“Nazca Çizgileri” (Peru’da bulunmaktadır) kuş bakışına sahip olmayan insanlar tarafından yapıldığı için bu durumda “Uzaylılar” tarafından yardım aldıkları düşünülmektedir. Oysa bulundukları bölgede tepeciklerin üzerinden bu şekillere bakabilirlerdi, fakat işin asıl önemli kısmı ise, böylesine şekilleri oluşturabilmek için hiçbir zaman kuş bakış açısına ihtiyaçlarının olmamasıdır. “Ekin Şekilleri” için yapılan iddiaların aksine, Nazca Çizgilerinin “İnsanlar” tarafından yapıldığına dair herkes hemfikirdir.

Devamını oku

Mısır Ölüler Kitabından Bir Parça

Mısır Ölüler Kitabından Bir Parça

Mısır Ölüler Kitabından Bir Parça

Ani papirüsü Ani papirüsü, Mısır’ın Ölüler Kitabı’nda bulunan bir bölümdür ve ölüm sonrasını anlatmaktadır. Papirüs, Şu anda British Museum’da bulunmaktadır. Hem şekillerle hem de ideogramlarla ölümden sonra insanın karşılaşacağı fenomenler, sembolik ifâdeyle anlatılmıştır. Mısır inancında ölümden sonra insan ruhunun değişik denemelerden ve yargılardan geçtikten sonra, hayatın ve ölümün tanrısı olan Osiris’ in huzuruna çıkmadan önceki son aşamadır. Ölünün ruhuna, yanında bulunan tanrı, ruhların rehberi Anubis eşlik eder. Ölünün elinde, kendi “Ka”sı yani dublesi vardır; Ka’nın bedenden ayrılmış olması, ölmüş olduğunu gösterir. Kalbin tüyle tartılması, insanın hislerinin adaleti engelleyecek kadar yoğun olmaması gerekliliğiyle özdeşleştirilmiştir.

Devamını oku

Metal Kürelerin Sırrı

Metal Kürelerin Sırrı

Metal Kürelerin Sırrı
30 Yıl önce güney Afrike’da Batı Transvaal’da bulunan Wonderstone Gümüş Madeninde çalışan madenciler , kuyu açma çalışmaları sırasında metal kürelere rastladılar .
Kürelerin sayısı 200’ü aşıyordu , 1979’da kürelerin birkaçı Johannesburg , Witwaterstand Üniversitesi’nden Jeoloji uzmanı Prof. J.R. Mclver ve Potsshefstroom Üniversitesi’den Prof. Andries Bisschoff tarafından incelendi , metalik küreler biraz basıktılar ve çapları 1 ile 10 cm. arasındaydı .

Devamını oku

Ley Hatları (Dünyanın Manyetik Kuşakları)

Ley Hatları (Dünyanın Manyetik Kuşakları)

Ley Hatları (Dünyanın Manyetik Kuşakları)

Ley Hatları konusu 1921 yılında Batı dünyasının gündemine ilk kez geldi. Arkeolog Alfred Watkins, aslında Britanya’nın kullandığı yollara temel olan eski Roma yollarını inceliyordu. Bunları incelerken o yolların da daha eski uygarlıklara ait yolların üstüne kurulduğunu buldu. İnsanlar bir şekilde gözle görülmeyen bir akışı hiç terk etmemişlerdi. Uygarlıklar uygarlıklara yerlerini devrederken, ley hatlarına sadık kalmışlardı. Ley akışları üzerine anayollarını kuruyor ve yol boyunca bu enerjiden hayat bulmak istiyordu. Ley akışlarının merkez olduğu yerlere kiliselerini, mabedlerini ve hipodrumlarını, stadyumlarını inşa etmişlerdi.

Alfred Watkins, yararlandığı antik haritalar, yer isimlerinin eski dillerdeki isimlere benzerliği ve çatal çubuk yöntemiyle ley hatlarını tespit etti. Modern haritalarda görünmeyen çoktan kaybolmuş, toprak altında kalmış eski yapılara ulaştı.

Teoriyi destekleyecek şekilde, gerçekten de bugün ortada hiçbir izi görünmeyen gömülmüş bu arkeolojik eserler, ley hatları üzerinde uzmanları bekliyordu. Tek yapılması gereken, leyin nereden nereye gittiğini bulup takip etmekti.

“Ley” kelimesini literatüre kazandırırken kastettiği, “toprağın temizleyici şeritleri” ya da “çayırlık” bölgeydi.

Devamını oku

Kutuplarda Gizli Araştırmalar – Buzsuz Bölge Fenomeni

Kutuplarda Gizli Araştırmalar - Buzsuz Bölge Fenomeni

Kutuplarda Gizli Araştırmalar – Buzsuz Bölge Fenomeni

  1. yüzyıldan kalma Piri Reis’in ünlü haritasında, kutupların buzlarla kaplı olması gereken bölgelerini niye göstermediği bugüne kadar açıklanamayan bir olgudur. Amerikan Hava Kuvvetleri tarafından 1960 yılında yürütülen topografik bir çalışma sırasında, Piri Reis haritasının araştırılan kısmının yani Queen-Maud bölgesinin ve Palmer yardımadasının sahil şeridinin tam bir uygunlukla haritaya işlendiği tespit edilmiştir. Ayrıca Piri Reis haritasının jeolojik verileri, İsveç-İngiliz ortak keşfi gezisi sırasında (1949) yapılan Antarktika’nın yapısı ile ilgili bu kadar hassas belgelere nasıl ulaştığı bugüne kadar ortaya çıkartılamamıştır. (Yarbay Harold Z. Ohlenmeyer, 8. Teknik Keşif Filosundan, SAC, USAF, Westover AFB, MA) Nazi Almanyası’nın 1938/39 yılları arasında yaptırdığı “Neuschwabenland” keşif gezisi sırasında da buzsuz bölgeleri rastlandığı rapor edilmişti. Amiral Byrd’le yapılan “High Jump” askeri operasyonunda, nakliye uçakları komutanı yarbay David Bunger de buzsuz bölgelere rastlandığını rapor etmişti. Queen-Mary bölgesi ve Knox-Land arasındaki bu bölge, o zamandan beri “Bunger’s Qase” diye adlandırılır. Rus Güneykutbu araştırmacıları, bu buzsuz bölgeye “Polyana” adını vermişlerdi.

Devamını oku