Talos,Eski Bir Yunan Robotu mu?

Talos,Eski Bir Yunan Robotu mu?

Talos,Eski Bir Yunan Robotu mu?

Çoğumuz Talos’u, Ray Harryhausen’ın nefes kesen özel efektlerini kullandığı 1963 yapımı filmi Jason and the Argonauts filmindeki bronz dev olarak biliriz, ancak Talos fikri nereden çıkmış olabilir? Talos acaba tarihteki ilk robot olabilir mi? Talos aslen bir Girit efsanesinde adı geçen bir figürdür ancak Talos’un kökenine ilişkin çok değişik hikaye­ler vardır. Zeus Europa’yı kaçırıp Girit’e götürdüğünde ona aşkını göstermek için üç hediye verdi. Bu hediyeler­den biri dev tunç robot Talos’tu. Hikayenin başka bir uyarlamasına göre bu devi Hephaestus ve Cyclopes yap­mış ve Girit kralı Minos’a vermişti. Diğer bir hikayeye göre ise, Talos Cris’in oğlu ve Phaestos’un babası ya da Minos’un kardeşiydi. Talos’un muhtemelen Girit’in Knossos Labirenti’ndeki Minotor’a çok benzeyen bir boğa olduğunu ileri sürenler de vardır.

Devamını oku

ŞEYTAN ATEŞİ

ŞEYTAN ATEŞİ

ŞEYTAN ATEŞİ Ya da alev hortumları. Birkaç metre yüksekliğe kadar ulaşabilen alevlerden oluşan bir hortum. Son olarak Macaristan’ın başkenti Budapeşte’nin banliyölerinden Kistarcsa’daki bir fabrikada önceki gün meydana gelen yangında dev “alev hortumu” böyle görüntülendi. Henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan yangının söndürme çılaşmaları sırasında alevler 4.5 metreye kadar yükselirken, sadece belli koşulların bir araya gelmesiyle oluşan … Devamını oku

Şems’in Ölümündeki Sır Çözülemiyor

Şems'in Ölümündeki Sır Çözülemiyor

Şems’in Ölümündeki Sır Çözülemiyor

Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Şimşekler, “Eğer Mevlana, Şems-i Tebrizi’nin öldürülmüş ya da ölmüş olduğunu bilmiş olsaydı, son kayboluşundan sonra 2 kez Şam’a bizzat gidip onu aramazdı” diyor. Bilim adamları ise “Şems-i Tebrizi, öldürüldü mü?” sorusuna yanıt bulmakta zorlanıyor… Mevlana’nın yakın dostu Şems-i Tebrizi’nin günümüzden yaklaşık 750 yıl önceki akıbeti; halen bilim adamları tarafından araştırılıyor. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK), 2012 Eylül ayında, Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde Mevlana ve Mevlevilik Araştırmaları Anabilim Dalı’nın kurulması kararının ardından, ”Mevlana ve Mevlevilik” bir bilim dalı oldu. Bu kararla Mevlana ve Mevlevilik ile ilgili Türkiye’de tek bilimsel otorite haline gelen Mevlana Araştırmaları Enstitüsü’nün Müdürü Doç. Dr. Nuri Şimşekler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, pek çok popüler romana da konu olan Mevlana’nın hayatı, Şems-i Tebrizi ile karşılaşması, eserleri, etkileri ve onunla ilgili yazılan eserler gibi pek çok alanda bilimsel çalışmaları hızlandırdıklarını söyledi.

Devamını oku

Subliminal Mesaj Gizemi

Subliminal Mesaj Gizemi

Subliminal Mesaj Gizemi

Subliminal mesaj; o anda insanın fark edemediği, başka bir öğenin içine gizlenen ve bilinçaltı tarafından algılandığı öne sürülen mesajlardır. Bunlar film ya da reklamlarda gözün görüp beyne sinyal gönderemeyeceği fakat bilinçaltının algılayabileceği hızdaki, 25. kare görüntüleri ve farklı nesnelerin bir araya gelmesiyle bilinçaltında oluşan toplu resimlerdir.

İnsan gözü doğası gereği saniyede 24 kareyi görüntüleyebilecek kapasitededir. Ve bu kareleri birbirine benzeterek akıcı ve doğal olan görüntüleri beyinde oluşturur. Bu noktada 25. karenin önemi dikkatleri çekiyor. İnsan beyninin bu özelliğini kullanan film ya da reklam yapımcıları esas fikirlerini ya da empoze etmek istedikleri mesajları 25. kareye yerleştirdikleri görüntüye koyarak bunun bilinçaltı tarafından algılanmasını sağlamaktadırlar.Önceleri daha çok reklamcılık sektöründe kullanılan bu yöntem artık görsel ve işitsel uyaran alınan her alanda herhangi bir amaca yönelik kullanılmaktadır.

Devamını oku

Stigmata

Stigmata

Stigmata

Stigma, çoğulu Stigmata, yunanca kökenli bir sözcüktür ve süs, kavim veya mülkiyet işareti olarak hayvanlara, esirlere ya da kölelere uygulanan dünyeni bir yakılmış ya da dövme ile yapılmış bir işareti ifade eder. İsa’nın katlandığı çile bağlamında stigmata hiçbir fiziki sebebi olmaksızın bedende belirgin olarak (“asıl stigma”) ya da görülmeyen acı duyusu (“görülmez stigma”) şeklinde İsa’nın yara izlerinin insanlarda (ayaklarda, ellerde ve böğründe) ortaya çıkmasıdır. Bu yaralar tedaviye dayanıklıdır, yani iyileşmezler, bir virüsten kaynaklanmazlar yani aseptiktirler, periyodik olarak (çoğu kez Kutsal Hafta – İsa’nın çarmıha gerildiği hafta – ile bağlantılı zaman süreçlerinde) kanarlar. Tarihi Ortaçağa kadar stigmatizasyon fenomeni kaydedilmemiştir.

Devamını oku