Zombi, vudunun Afro-Caribbean ve Creole ruhani inanç sistemlerinde geçen ölümsüz insandır. Bu folklorik zombiler doğaüstü güçler ve şamanistik hekimliği vasıtasıyla, yaşayanlar arasında korku yaratmak amacı ile ölü insan bedenlerinin yeniden canlandırılmasıdır. Zombilerin daha korkunç versiyonları yamyamlık ögesi kullanılarak korku sinemasında sıkça sergilenmektedir.
Zombi
Voodoo ve Zombi
Voodoo ve Zombi
Voodoo inanışında tapılan heryerde bulunan ve herşeyi yapabilen Loalardır. Belli başlı Loaların yanında her tapınağın kendi Loası vardır. Bugün en bilinen Loa Damballar-wedo’dur. Voodoocular ağaç, taş, toprak gibi nesnelerde bir ruh olduğuna inanırlar. Büyücüle bikilerin “nann” adı verilen ruhunu ürkütmemek için iyileştirici etkisi olan bitkileri toplamık için onların uykuya yattığı anları beklerler. Tabiki iyilik ve kötülük getiren Loa’lar ayrı ayrıdır. İyi Loalarla barış içinde yaşanır. Kötü olanlar içinse ayinler düzenlemek ve kurbanlar adamak gerekir. Yaşayan ölüler: Büyü Voodoo’nun bir parçasıdır. Gerçek bir Bokor(büyücü)dan daima kormak gerekir. Bir bokor muska ve zehirli tozlarla insanları hasta edebilir.
Günümüzde Zombi Korkusu
Günümüzde Zombi Korkusu
Bilim dünyasına bir şeyler oluyor. Otoriteler ciddi ciddi zombi istilasından söz ediyor, üniversite hocaları zombi beynini araştırıyor, matematikçiler yeni modellemeler oluşturuyor.
Pozitif bilimde zombilere yer olabilir mi? Harvardlı ‘zombi otoritesi’ Dr. Steven Schlozman, tıbbi bilim kurgu romanı ‘Zombi Otopsileri’ni anlattı. Biz de böylece, bu fantastik yaratıkların bilimle nasıl yan yana geldiğini öğrendik.
Günün birinde önü alınamaz bir salgın başlayabilir; deprem, yaşadığımız şehri dümdüz edebilir, dünyaya göktaşı çarpabilir. Ya da bakarsınız, zombiler kapımıza dayanır. Bunlar bizim tatsız senaryolarımız değil. Atlanta’daki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) böyle söylüyor.
Evliya Çelebi Seyahatnemesindeki Gizemli Olaylar 2
Evliya Çelebi Seyahatnemesindeki Gizemli Olaylar 2
İnsan Kanı İçen “Ölü” Cadılar (Zombiler) Evliya Çelebi anlatılanlara göre bu diyarda karakancolos gecelerinde ortaya çıkan ve insan kanı içen cadılar olduğunu da yazar. Halkın Evliya’ya anlattığına göre, bazı gecelerde cadılar musallat oldukları kişinin kanını içip hasta etmektedirler. Eğer kanı içilenin kimsesi yoksa yatağa düşer ve ölür. Varsa, hasta yakınları bir “cadıcı” ile mezarlıkları dolanıp cadının çıktığı, toprağı eşilmiş mezarı ararlar. Bulup, mezarı kazıdıklarında adamın kanını içtiğinden gözleri kan çanağı misali “pörtlemiş” cadı leşi teşhis edilir. Bu halde, cadı hemen mezardan çıkarılarak “göbeğine” uzunca böğürtlen kazığı çakılır. Hayattaki başka bir cadının ruhu bu bene de hulul etmesin (geçmesin) diye de ateşte yakılır. Allah’ın emriyle cadının sihri batıl olup, kanı emilen adam tez vakitte şifa bulur.