Deprem doğal afetlerin en büyüğü ve belki de en yıkıcısı, yer sarsıntıları ile yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması.
Bütün bu enerji fay hatlarının kırılması sonucunda meydana çıktığından, fay hattı ne kadar büyük ve derinse, yıkımda o derece büyük ve felaket olmakta. Coğrafya olarak fay hatları ile dolu ülkemizde aslında neredeyse hepimiz bu doğal afetin potansiyel kurbanları arasındayız.
İstanbul’un Dikili Tılsımları
İstanbul’un Dikili Tılsımları
İstanbul’un Dikili Tılsımları
Dünyanın birçok yerinde gizemli taşlar mevcut. İstanbul’ da da bu türden gizemini koruyan çok sayıda dikili taş var. Araştırmacılar parapsikolojinin ve spiritolojinin verileri ile bu konuya yaklaşım getirilebileceğini iddia ediyor.
İSTANBUL’DA BİRÇOK dikili taş bulunduğu ve bunların bir kısmının da zamanla yıkıldığı bilinmektedir. Evliya Çelebi de İstanbul’un her türlü felaket ve dertten korunması için, kentin değişik yerlerine, değişik tılsım mahiyetinde taşların dikilmiş olduğundan bahseder.
Sultanahmet Meydanı’nın dikili taşları ile bir odak oluşturması söz konusudur. Bizans döneminde Konstantin formu olarak adlandırılan bu alan, Osmanlı döneminde At Meydanı adını almıştır. Bu gravür, 19. yüzyılda Thomas Allom tarafından yapılmıştır.
Evliya Çelebi’nin tılsım dedikleri, psikotronik mahiyette işlev gören ve üzerinde odaklanan veya depolanan tesirleri yaymak suretiyle, hedef alınan her ne ise, onu istenilen yönde etkileyen çeşitli objelerdir. Çelebi, bu psikotronik objeleri ya da tılsımları şöyle sıralar: