Kardaki İzler – Kısa Korku Öyküleri

Kardaki İzler - Kısa Korku Öyküleri

İlk kar tanesinin yere düşmesinin ardından iki hafta geçmişti, her yer büyük beyaz ve huzur veren bir örtü ile kaplanmış gibiydi, hala havada lapa lapa yağan kar, bazen soğuk ve keskin bir rüzgarla karışıp insanı iliklerine dek üşütmekteydi,
Üzerine hiç basılmamış karları ezerek ve çıkardığı sesin insanı sakinleştirdiğini düşünerek karla kaplı ağaçların arasından yaşlı bir adam çıktı, kış sadece güzelliği ile değil, soğuğu ile de insanların ısınmak için ormanda ağaç ve kalın dallar kesmelerini sağlayan bir lütuftu.

Devamını oku

Cin Musallatı ve Cin Çarpması

Cin Musallatı ve Cin Çarpması

Cin Musallatı

Cin Neden Musallat Olur? musallatı dört ana başlıkta toplayabiliriz.

Devamını oku

Banyodaki Korkunç Varlık

Banyodaki Korkunç Varlık

Banyodan gelen sesler üzerine bir sıçan olduğu düşünen çift akıllıtelefonları ile kayıt alarak oraya ilerler ama akıllı telefonun kamerasında yakalanan şeytani bir varlık onları korkutur. iblis ya da hayalet olduğunu düşündükleri şeyi gördükten sonra evlerini değiştirirler ve bu görüntü internete düşer. https://www.facebook.com/gizemlervebilinmeyenler/videos/797742487090096/

Semum

Semum

Semum Semum bir tür ateştir. “Andolsun ki biz, insanı pişmemiş çamurdan, kokuşmuş cıvık balçıktan yarattık. Cân’nı da (insandan) daha önce semûm ateşinden yarattık.” (Hicr, 26-27) buyurur. Ayetten anlaşıldığı gibi Cân, insanoğlundan önce yaratılmıştır. İnsanın yaratılışının, kainattın yaratılışında son halka olduğu düşünülürse, Cân sondan bir önceki halka olarak yaratılmıştır. Ayetteki “semûm ateşi” hususunda, bazıları, “Bu, ateşin … Devamını oku

Cin Daveti Havvas

Cin Daveti Havvas

Cin Daveti Havvas

Diğer âlemlerden bu tarafa geçirilen formüller değişik şekillerde verilebilirler. Yurdumuzda son otuz yıl içinde basılmış ve çok yaygınlaşmış Havâss kitaplarını dikkatli bir şekilde inceleyen kimseler Havâss formüllerinin geçirilişlerine dair bazı örneklerle karşılaşırlar. Bunlara örnek göstermek gerekirse, Bir şahıs ibadet hâlinde iken ve genellikle de oldukça ileri saatlerde yani üzerine bir yorgunluk, gevşeklik çöktüğü bir zamanda karşısında beliren bir varlık ona üzerinde değişik çizimler ve âyetler, esmâlar olan bir levha veya deri parçası gösterir ve gördüğü şekil ve yazıları kaydetmesini, kopyalamasını söyler. Görülen şeyler hakkında da, neye yaradıkları, nasıl kullanılacakları gibi bilgiler verir.

Başka bir kimse uzun riyazet ve dua dönemleri sonunda, bir gün rüyasında benzeri şeyleri görür ve uyandığı anda bunları kaydeder.

Daha başka bir kimse ise görsel olarak birşey algılamaz da kafasının içindeki seslerle bazı şeyler alır.

Belli bir sıkıntısı için Havâss okuyan veya dua eden bir kimse bu uğraşını uzun zaman sürdürdükten sonra yukarda anlatılan şekillerin herhangi birisi ile, bir varlıktan bilgi alır.

Bu iletişim şekilleri genel yapılardır ve en güvenilirleri bilgi veren varlığı direk görmek veya rüyada almaktır. Son iki örnekte anlatılan durumlar ise daha az güvenilirdir.

Devamını oku